Ana içeriğe atla

Kayıtlar

ev halleri etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Öne Çıkan Yayın

Trigonosefali

Bebeklerin kafatası kemikleri beynin rahat bir biçimde büyümesi için birbirinden ayrı oluyor ve bebeğin gelişimi süresinde kapanıyor. Bazen bebeklerde bu kemiklerin erken kapanmasindan kaynaklı Kraniosinostoz denilen bir rahatsızlık ortaya çıkıyor. Kemiğin kapandığı sütura göre kendi içinde de ayrılıyor. Trigonosefali diğer bir deyişle üçgen alın bunlardan biri. Alın kismindaki kemiklerin yani metopik süturun erken kapanması sebebiyle oluşuyor. Bu da kafa büyüdükçe alın kisminda şekil bozukluğuna sebep oluyor. Şakaklar basık oluyor bunun sonucunda alnın ortasina doğru üçgen bir sivrilik oluşuyor, gözler birbirine çok yakın ve çekik oluyor. Bizim doktorumuzdan  öğrendiğimize göre bu rahatsızlık daha kromozomlar birleşirkenki bir genetik hatadan kaynaklanıyor. Anne karnında kapanmaya başlıyor, o kadar erken yani. Rüyayı kucağıma ilk verdiklerinde fark ettik biz alnındaki çıkıntıyı. Çocuk doktoru ilk başta önemsemedi, doğdunda bebeklerin kafaları yamuk yumuk olabiliyor sonrad...

Tatil özlemi

Salgın günleri bitecek mi? Yaz tatili yapabilecek miyiz? Havuza denize girebilecek miyiz? Bizim içten içe sorduğumuz bu soruları Rüya açıktan soruyor. Kendince otelli, havuzlu, tatile gitmeli oyunlar oynuyor. Geçen seneki tatil günlerini hatırlıyor, öncekileri unutmuş olsa da... Bu yaz bunları yapamama ihtimalimiz olduğunu söylüyoruz. Bizi onaylayıp "salgın geçsin sonra gideriz" dese de içten içe gitmek istediği belli. Özellikle İzmir'de bolca park ve açık hava gördüğü için, orada olmayı özlediğini de hissediyoruz. Ama bir yandan da tedirginlik hissettiğini ve doktora ya da hastaneye gitmekten çekindiğini de görüyoruz.  Ne kadar az izlesek ve izlettirsek de haberler, ölüm sayıları, hastalık gündemi, tedavi,ilaç gibi kelimeler zihnine yer etmiş durumda. Biz süreci normal şekilde atlatsak da onun bilinçaltına işlenmiş pek çok imge ve kelime var. Büyük ihtimalle ileride bunlar kendini yeniden gösterecek. Belki de hepimizde...

Salgın Günlerinde Çocuklu Ev: Bol Rüyalı Günler

Bir yıldır sabahın köründe okula gidip akşam vakti gelen, bizimle bir gün içinde 4-5 saat geçiren çocuğumuzla şimdi 7 gün 24 saat birlikteyiz. Hafta sonu da kurstu, gezmeydi derken ev ortamından çıkılıyordu. Sadece evde kalmak değil, evde çocukla kalmak ayrı bir deneyim oldu/oluyor. Tabii ki yalnız değiliz, binlerce aile böyle. Herkesin ev koşulları farklı olabilir; belki bahçesi/site içinde olan evler daha kolay atlatırken, kardeşi olan, daha kalabalık evler için ayrı sıkıntılar vardır. Biz de bizim deneyimimizden anlar sunmak istedik. 16 Mart’tan bu yana, bol Rüyalı günlerde ne yaptık? İlk hafta durumun pek farkında değildik doğal olarak. Henüz iki haftalık, biraz daha uzasa bir aylık bir durumdur düşüncesi hakimdi. Belki ilk hafta bütün enerjimizi tüketmesek iyiydi! O haftaya öğlen uykusu uyunacak kuralıyla başladık, iki gün sürdü; uyku yoksa akşam erken yatacaksın kuralı da iki gün. Cumartesine varmadan sabah 9 akşam 10 mesaisi başlamıştı bizim için. İlk günlerde genelde Eb...
14 aylık oldu benim güzel Rüyam. Gözümüzün önünde büyümesini, bebeklikten çocukluğa geçişini izlemek çok keyifli. 29 Ekimde tutunmadan ilk adımlarını attı. Her gün yeni bir şey öğreniyor, bizi taklit ediyor. Söylediklerimizi anlıyor ve uyguluyor (inat anına denk gelmezse tabii) Genel olarak neşeli bir çocuk, güler yüzlü. Böyle devam eder umarım, her zaman güler yüzlü, insanları, hayvanları seven en önemlisi vicdanlı, hoşgörülü biri olur. Biz iyi bir insan olması için elimizden geleni yapmaya çalışacağız.

Yeni Lezzetler Keşfediyoruz

Bir hafta sonra 6 ayı geride bırakmış olacağız.  Artık ek gıdaya başladık yavaştan. Ilk olarak yoğurt sonra balkabağı ve tarhana. Zormuş bu ek gıda olayı, ne güzel mamayı verip geçiyorduk. Ne vermeli, ne zaman vermeli, hangisi alerji yapar vs.

Karar

Sen kendi kararlarını alabilecek yaşa gelinceye kadar seninle ilgili kararları bizim vermemiz gerekiyor. Babanla, senin için hayatının bundan sonrasını etkileyecek en iyi kararı vermeye çalışıyoruz ama bu gerçekten çok zor. Hangisi senin için iyi nasıl bilecegiz, bu riski nasıl alacağız hiç bilmiyorum. Bugün uyusam ve sabah uyandığımda oh be sadece kötü bir rüyaymis desem. Senin adına bir karar vermek zorundayız ve bunun hepimiz için en iyisi olmasını umuyorum. Herşey geçecek annecim biz senin için hep en iyisini dileyeceğiz sen de bize hep böyle mutlu mutlu gülümseyeceksin.

2014'ün Hediyesi

Bu yılın en güzel hediyesi sendin bize; senin gülüşün, ağlayışın, şaşkın bakışın, uyuyuşun ve uyanışın. 2014'ü bizim için anlamlı kılan, seni beklemek ve seni kucaklamaktı. Yavaş yavaş büyüyüp bizi mutlu etmeye devam ediyorsun. Yeni yıl büyümenin her türlü zorluğuyla seni ve bizi bekliyor. Sen büyüyorsun, biz yaşlanıyoruz; sen 4-5-6 aylık oldukça biz de 384-385-386. aylarımıza doğru gidiyoruz. Biz kendi biberonlarımızı tutabildiğimiz için şimdilik seni yönetme hakkını elimizde tutuyoruz. Ama bizimle konuştukça, bize karşı çıktıkça -şimdilik sadece tepiklemekle meşgulsün- eminim işler değişecektir. İyi ki doğdun, iyi ki bizimlesin!

Büyüyoruz

45. günümüz geride kalıyor, gazlı olmadığı zamanlarda sakin, gece uykuları hala düzensiz. Akşam erken uyuduysa gece uyumakta direniyor. Ortalama 3 kere uyandıktan sonra 1 saat içinde uyumadığımız oluyor. Ama büyüyoruz işte, sen kilo alıp bu oksijenli ortamda neler yapman gerektiğini öğrenip yavaş yavaş kilo alırken biz de ne zaman ne yapacağımızı kestirmeye çalışıyoruz. İlk günlerdeki zayıflığın (2,5 kilodan biraz fazlaydın) geride kaldıkça alnında bizi üzen sivrilik de toparlanıyor. Seni ilk günlerde fazlaca yorduk doktor kapılarında. Yine de sen bizi çok yormadın, sağolasın. Geçen 45 gün zorluklardan değil ama ömrümüzün uzunluğunu ve yapacak çok şeyin olmasını hatırlattığı için uzun geldi. Ne sen artık anne karnının rahatlığındasın ne biz boş boş oturup ayak uzatmak keyfinde. Üçümüz için de yeni hayat, senin peşinde, kendimizin içinde!